Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Bir hayalden ibaret özlemlerim…Yastığıma başımı koyduğumda
sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu...
Dışına çıkılması zor bir yol gibisin…
Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan…
Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında…
Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni…
Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan. Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak…
Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ? Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde…
Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi
öğrenmeli avaz avaz… Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki
sesliliğe rağmen…
Oysa, Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum… Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe
giden her adım da…
Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı… Ve bilmek bahane değil ‘bana’…
Olmazsa olmazım ‘sen’… Yoksun işte…
Ve görmüyorsun…
Sana gözlerim değil,
Yüreğim… Bedenim… Ağlıyor !
Özür dilerim...
Hayatına girdiğim için Seni çok sevdiğim için Sana bir ömrü denk tuttuğum için Özür dilerim... Hayatından bir parça olduğum için Seninle geçen anlarda zamanı unuttuğum için Seni sende bulduğum için Özür dilerim... Saçlarının kokusuna hasret uyandığım için Her gece seni düşünüp yattığım için Senden daha güzelini bulamadığım için Özür dilerim... Sana bu sevgiden daha aşşağısını veremediğim için Senin istediğin gibi yani alçakça sevemediğim için Gözlerine baktığımda yüreğim titrediği için Özür dilerim... Her gece uyku yerine senle yattığım için Uyandığımda hayal meyal seni gördüğüm için Ben bu ömürden vazgeçip seni sevdiğim için Özür dilerim... Güneşin doğuşunu senin gülüşünle denk tuttuğum için Batışını seninle mehtap eşliğinde izlediğimiz için Hayatında bir tane olduğum için Özür dilerim... Adına şiirler yazdığım için Yanında kendimden geçtiğim için Seni sevmekle suç işlediğim için Özür dilerim... Herşeyi dahada imkansızlaştırdığım için Geceleri seni düşünüp uyuyamadığım için Kör karanlıkta bile bana bir ateş olduğun için Özür dilerim... Hayatımda bir güzel anı olduğun için Resmine baktığımda ağladığım için Aşk bize yasak olduğu için Özür dilerim... Yaşam bu kadar acımasız olduğu için Gülüşün dünyalara bedel olduğu için Beni benden aldığın için Özür dilerim... Özür dilerim... Özür dilerim...
Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle, “Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm.” demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: “Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?” Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş... Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın. Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin.
HaYaTıNDaN TaMaMeN SiLeMeZ BeNi KiMSe Ye KaLBiNDe "WaRsA" YüReĞiNDe YaDa BeDeNiNDe MuTLaKa BiR İzİm KaLıR GeRiYe.. BeNi UnUtMaNa YeTeCeK MeSaFe YoK ALeMdE!SaDeCe ZaMaN GeÇeR.. BiRaZ DaHa BaKaRSıN ALeMLeRe dAlArSıN AmA YeRiMe BiR ALLAH'ın KuLuNu KoYaMaZSıN♥♥♥
"Allah merhametini yüz parçaya ayırdı, doksan dokuz parçasını kendi yanında tuttu, bir parçasını yeryüzüne indirdi.
İşte bu bir parça rahmet sebebiyle yaratıklar birbirine merhamet eder. Hatta yavrulu hayvan, bir tarafını incitir endişesiyle ayağını yavrusundan sakınır" (Buhari, Edeb, 19, Müslim, Tevbe, 17).