|
|
July 01

Kırık bir kapıya bakıyorum Burada artık hiçbir şey kalmadı Odam soğuk Bu beni deli ediyor Burada çok uzun zamandır bekliyorum Ama şimdi vakit gelmiş gibi görünüyor Yine kara bulutların yaklaştığını görüyorum Muson yağmurlarında koşuyorum Dünyanın ötesine Zamanın sonuna Yağmurun acı vermeyeceği yere Fırtınayla savaşıyorum Hüzün içinde Ve kendimi bıraktığımda seni düşünüyorum Birlikte yeni bir yere kaçıyor olacağız Muson yağmurlarında Yalnızca ben ve sen Bir yarım ay görüşümden çıkıyor Onun ışığında bir görüntü görüyorum Ama şimdi kayboldu ve beni yapayalnız bıraktı Seni hemen bulmam gerektiğini biliyorum Adını duyabiliyorum nasıl olduğunu bilmiyorum Neden bu karanlığın ev gibi olmasını sağlamıyoruz? Muson yağmurlarında koşuyorum Dünyanın ötesine Zamanın sonuna Yağmurun acı vermeyeceği yere Fırtınayla savaşıyorum Hüzün içinde Ve kendimi bıraktığımda seni düşünüyorum Birlikte yeni bir yere kaçıyor olacağız Ve hiçbir şey beni senden uzaklaştıramaz Muson yağmurlarında Yoluma çıkan tüm bu güçlerle savaşıyorum Beni doğrudan sana götürmesine izin ver Gece gündüz koşuyor olacağım Yakında seninle olacağım Yalnızca ben ve sen Yakında orada olacağız Çok yakında Muson yağmurlarında koşuyorum Dünyanın ötesine Zamanın sonuna Yağmurun acı vermeyeceği yere Fırtınayla savaşıyorum Hüzün içinde Ve kendimi bıraktığımda seni düşünüyorum Birlikte yeni bir yere kaçıyor olacağız Ve hiçbir şey beni senden uzaklaştıramaz Muson yağmurlarında Yalnızca ben ve sen Muson yağmurlarında Yalnızca ben ve sen
Tokio Hotel - Monsoon
Yeliz Yalan Klibi
June 24

unuturum demiştim yaa...
sözümü tutmadım gülümm.. öyle bir unutmak kii.... zor gelir sanki bir ölüm her defasın anlattım yalnız sen beni ağlattın şimdi birtebk dileğim var o gül yüzün solmasınn.!!!!!! 

HOŞÇAKAL YÜREÃ�İM Bu gün hüzünlü bir gün; yüreğimden bir parça koptu sanki ve gitti bana hiç bir şey söylemeden. Giderken götürmedi yüreğimden kopan parçayıda, beni böye açıyla bıraktı. Biliyorum şimdi çok uzaklarda belkide yapayalnız, güneşin doğuşunu izliyor.
   Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
Güneş olmak ve altın ışıklar halinde Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim Gece esen ve suçsuzların ahına karışan Yüz rüzgarı olmak isterdim... ***** Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol...
Bir adamın birçok hüner, fen, bilgi sahibi olduğuna bakma! Verdiği sözde duruyor mu? Vefâsı var mı? Ası ona bak! Hakla ettiği sözleşmeyi yerine getiriyorsa, insanlara verdiği sözde duruyorsa, vefâlıysa onu istediğin kadar öv! Onun iyi vasıflarını bir bir say! O, senin övgünden, saydığın meziyetlerden daha üstün bir kişidir. Şöhret âfettir; şöhret peşinde koşmak, iyi tanınmak için uğraşmak, insanlığa yakışmaz. Eğer sen hakikati, aşk incisini arıyorsan, görünüşten kurtulman, deniz dalman, derinliklere inmen gerek! Yoksa şöhret, gösteriş, deniz kıyısına düşen köpüktür. ***** Kötü huy kılavuzun oldukça mutlu olacağım sanma! Sen sabaha kadar gaflet uykusundasın, ömürse kısadır. Korkarım ki, sen bu uykudan uyanınca gündüz olur. ******
Haydi şu benlikten kurtul, herkesle anlaş, herkesle hoş geçin. Sen kendine kaldıkça, bir habbesin, bir zerresin fakat herkesle birleştin, kaynaştın mı, bir ummansın, bir madensin! Bütün insanlarda aynı ruh vardır, ama hepsinde de aynı yağ bulunmaktadır. Dünya da çeşitli diller, çeşitli lügatler var, fakat hepsinin da anlamı birdir, çeşitli kaplara konan sular, kaplar birleşirler, bir su hâlinde akarlar. Tevhidin ne demek olduğunu anlar da, birliğe erersen, gönülden sözü, mânâsız düşünceleri söküp atarsan, can, mânâ gözü açık olanlara haberler gönderir, onlara gerçekleri söyler. *****
Mânâların aşk burakı, aklımı da, gönlümü de aldı, götürdü.”Nereye götürdü?” diye den bana sor. Aklımı da, gönlümü de senin bilmediğin o tarafa, ötelere götürdü. Ben öyle bir revâka, öyle bir kemer altına ulaştım ki, orada ne ay gördüm, ne de gök. Öyle bir dünyaya eriştim ki, orada dünya da, dünyalıktan çıkar, dünyalığını kaybeder. ***** Pişman olmayı kendine âdet edinirsen boyuna pişman olur durursun! Nihayet bu pişmanlığa da daha ziyade pişman olusursun! Ömrünün yarısı perişanlıkla geçer, öbür yarısı da pişmanlıkla heder olur gider! Bu fikri, bu pişmanlığı terket de, daha iyi bir hâl, daha iyi bir dost ve daha iyi bir iş ara!
Sermâyesi kanaat olan kişinin; her yaptığı iş, tâ’at olur, ibâdet sayılır. Onun yemesi, içmesi, uyuması, Hakk’ın emrini tutması, yerine getirmesi içindir. Sakın Hak’tan başkasını dost edinme! Çünkü halkın dostu olmak, halkın gözüne girmek ömürsüzdür, ancak yarım saat sürer. ****** 
anmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. "O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. 
"
|